Tasarrufun İptali Davası Nedir, Şartları Nelerdir? 2026 İİK 277 Rehberi
  1. Anasayfa
  2. İcra ve İflas Hukuku
  3. Tasarrufun İptali Davası

Tasarrufun İptali Davası Nedir, Şartları Nelerdir? 2026 İİK 277 Rehberi

Borçlunun alacaklılarından mal kaçırmak kastıyla malvarlığını üçüncü kişilere devretmesi, akrabalarına muvazaalı devirler yapması veya malvarlığı üzerinde tasarruf yetkisini sınırlandırması; icra takibini semeresiz bırakmaktadır. Kaya Avukatlık ve Hukuki Danışmanlık olarak icra takipleri ve alacak tahsili uyuşmazlıklarında sunduğumuz hukuki vekillik faaliyetleri kapsamında; borçlunun kötü niyetli devirlerini bertaraf etmek amacıyla 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu çerçevesinde açılan tasarrufun iptali davası (veya uygulamadaki adıyla tasarrufu iptal davası ya da tasarruf iptal davası), alacaklının alacağına kavuşmasını sağlayan en etkili kanun yoludur.

Temel Hukuki Nitelik (İİK m. 277 ve Devamı): 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 277 ve devamı maddelerinde düzenlenen iptal davası; borçlunun alacaklısını zarara sokmak kastıyla yaptığı şüpheli tasarrufların alacaklı yönünden hükümsüz sayılmasını sağlar. Bu dava mülkiyet nakli sağlayan bir tapu iptal tescil davası değildir; taşınmaz veya taşınır mal üçüncü kişinin üzerinde kalmaya devam ederken, davacı alacaklıya o malı sanki borçlunun mülkiyetindeymiş gibi haczettirip sattırma yetkisi (İİK m. 283/1) tanır.

1. Tasarrufun İptali Davası Nedir ve Tasarruf Ne Demek Hukuk?

Arama motorlarında sıklıkla araştırılan tasarruf ne demek hukuk, tasarruf işlemi nedir ve tasarruf işlemi nedir hukuk sorularının karşılığı; bir kimsenin malvarlığındaki bir hakka doğrudan doğruya tesir ederek o hakkı devretmesi, değiştirmesi, sınırlaması veya sona erdirmesidir (örneğin taşınmaz satışı, bağışlama, rehin veya ipotek tesisi). Hukukta malvarlığı üzerinde tasarruf serbestisi asıl olmakla birlikte, bu tasarrufların alacaklılardan mal kaçırma amacına hizmet etmesi durumunda kanun alacaklıya koruma sağlar.

Bu bağlamda tasarrufun iptali davası nedir ve tasarrufun iptali davasi; hakkında kesinleşmiş bir icra takibi bulunan borçlunun, alacaklılarının haczinden mal kaçırmak kastıyla yaptığı tasarruf işlemlerinin alacaklı yönünden geçersiz kılınmasını sağlayan şahsi nitelikte bir edim davasıdır. Kamuoyunda bu dava alacaklıyı zarara uğratma davası olarak da adlandırılmaktadır.

2. Tasarrufun İptali Davası Şartları (Ön Koşullar ve Aciz Belgesi)

Mahkemenin esasa girip tasarrufu iptal edebilmesi için tasarrufun iptali davası şartları ve tasarrufun iptali şartları bakımından kanunun aradığı ön koşulların eksiksiz bulunması zorunludur:

  • Geçerli ve Kesinleşmiş Bir İcra Takibi: Alacaklının borçlu aleyhine başlattığı icra takibinin kesinleşmiş olması gerekir. İtiraz edilmiş ve durmuş bir takip üzerinden iptal davası açılamaz.
  • Borcun Tasarruf Tarihinden Önce Doğmuş Olması: Alacaklının alacağı, borçlunun üçüncü kişiye devir yaptığı tasarruf tarihinden önce doğmuş olmalıdır. Borç doğmadan önceki devirler kural olarak iptal edilemez.
  • Aciz Vesikası Varlığı (İİK m. 105 ve 143): Davacının elinde kesin borç ödemeden aciz belgesi (İİK 143) veya haciz tutanağı niteliğinde geçici aciz belgesi (İİK 105/1) bulunmalıdır. Borçlunun haczedilebilir başka malı varsa dava dinlenmez.
  • Hak Düşürücü Süre: Tasarruf tarihinden itibaren 5 yıllık yasal sürenin geçmemiş olması gerekir.

3. Borcun Doğumu Ne Demek? Borcun Doğumundan Önce Yapılan Tasarruflar

Yargılamada en çok tartışılan unsurlardan biri borcun doğumu ne demek ve borcun doğumundan önce yapılan tasarrufun iptali meselesidir. Borcun doğumu; borç ilişkisini kuran sözleşmenin imzalandığı, faturanın veya çek/bononun tanzim edildiği ya da haksız fiilin gerçekleştiği tarihi ifade eder. Borcun itfası ne demek (veya borcun itfası nedir, borcun itfa edilmesi) kavramı ise borcun ödenerek tamamen son bulmasıdır.

Temel Kural: Borçlu, henüz borç altına girmeden aylar veya yıllar önce bir gayrimenkulünü başkasına satmışsa, bu devir kural olarak iptale tabi değildir. Alacaklının iptal davası açabilmesi için takip konusu alacağın doğum tarihinin devir tarihinden önce olduğunu somut delillerle kanıtlaması şarttır. Ancak borçlu gelecekte borçlanacağını kesin olarak bilerek ve alacaklıyı zarara sokma kastıyla önceden mal kaçırmışsa özel kötü niyet hükümleri değerlendirilir.

4. İİK 278: İvazsız Tasarrufların İptali ve Bağışlama Karinesi

İİK 278 ve iik 278 madde düzenlemesi, karşılıksız kazandırmaları ve bedelleri arasında fahiş fark bulunan işlemleri ele alır. Kanun koyucu ivazsız tasarrufların iptali (veya ivazsız tasarrufların hükümsüzlüğü) kapsamında şu işlemleri doğrudan bağışlama sayarak iptale tabi tutar:

  • Hacizden veya haciz tutanağı tanziminden geriye doğru 2 yıl içinde yapılan tüm karşılıksız kazandırmalar (bağışlar).
  • Fahiş Fiyat Farkı: Bir taşınmaz veya taşınırın satış bedeli ile devir tarihindeki gerçek piyasa rayici arasında fahiş fark bulunması (örneğin rayici 5.000.000 TL olan evin tapuda 500.000 TL gösterilmesi).
  • Akrabalar Arası Devirler: Borçlunun karı-kocasına, usul ve füruuna (çocukları, torunları, anne ve babası), üçüncü dereceye kadar (bu derece dahil) kan ve sıhri hısımlarına, evlat edinen ile evlatlığına yaptığı devirler ivazlı olsa dahi bağışlama hükmündedir.
  • Ölünceye kadar bakma sözleşmeleri ve intifa hakkı tesisi işlemleri.

5. İİK 279: Borca Batık Durumda Yapılan Şüpheli İşlemler

İİK 279 maddesi, borçlunun borca batık olduğu ve ödeme güçlüğü çektiği dönemde belirli alacaklıları kayırmak amacıyla yaptığı şüpheli tasarrufların iptalini düzenler. Hacizden veya iflasın açılmasından geriye doğru 1 yıl içinde yapılan şu işlemler iptal edilebilir:

  • Borçlunun teminat göstermeyi daha önceden taahhüt etmemiş olduğu hallerde, mevcut bir borç için sonradan rehin veya ipotek tesis etmesi,
  • Para veya mutat ödeme araçları dışında yapılan ödemeler (örneğin borca karşılık gayrimenkul veya çek devri verilmesi),
  • Vadesi gelmemiş bir borcun vadesinden önce ödenmesi,
  • Kişisel hakların kuvvetlendirilmesi amacıyla tapuya şerh verdirilmesi.

6. İİK 280: Alacaklıya Zarar Verme Kastı ve Akrabalık Karinesi

Kanunun en geniş uygulama alanına sahip maddesi İİK m. 280’dir. Malvarlığı borçlarına yetmeyen bir borçlunun, alacaklılarına zarar verme kastıyla yaptığı tüm işlemler, geriye doğru 5 yıl içinde yapılmış olmak kaydıyla iptal edilebilir.

Burada temel şart; üçüncü kişinin borçlunun mali durumunu ve zarar verme kastını bildiği veya bilmesini gerektiren açık emarelerin bulunmasıdır. Tasarrufun iptali akrabalık ve eşler arasında tasarrufun iptali davası durumlarında yasa gereği üçüncü kişinin bu kastı bildiği kanunen varsayılır (karine). İş ortağına, yakın arkadaşa veya ticari ilişkide bulunulan kişilere yapılan devirlerde de Yargıtay kötü niyet karinesini işletmektedir.

7. TBK 19 Tasarrufun İptali ve Alacaklıdan Mal Kaçırma Tapu İptal Davası Farkı

Uygulamada tbk 19 tasarrufun iptali ile alacaklıdan mal kaçırma tapu iptal davası İİK 277 ile sıkça karıştırılmaktadır:

Hukuki Boyut İİK m. 277 ve Devamı (İcra Hukuku İptali) TBK m. 19 (Genel Muvazaa Davası)
Hükmün Niteliği Tapu kaydı iptal edilmez; üçüncü kişi malik kalır, sadece alacaklıya haciz ve satış yetkisi verilir. İşlem baştan itibaren mutlak butlanla geçersizdir; tapu kaydı tamamen iptal edilir ve borçlu adına tescil olunur.
Dava Şartları Kesin veya geçici aciz belgesi sunulması zorunludur. Aciz belgesi şartı aranmaz; hukuki yararı olan her alacaklı açabilir.
Zamanaşımı Tasarruf tarihinden itibaren 5 yıllık kesin hak düşürücü süreye tabidir. Herhangi bir zamanaşımı veya hak düşürücü süreye tabi değildir; her zaman açılabilir.

8. Tasarrufun İptali 4. Kişiye Devir ve Kötü Niyet Kriteri

Borçludan taşınmazı devralan 3. kişinin taşınmazı elden çıkararak 4. kişiye devretmesi durumunda tasarrufun iptali 4 kişiye devir hükümleri işletilir. İİK m. 282 ve 283 uyarınca ikili bir ayrım yapılır:

  • 4. Kişi İyi Niyetli İse: Taşınmazı satın alan 4. kişi borçlunun durumunu bilmiyorsa ve tapuda rayiç bedelle almışsa, onun mülkiyet hakkı korunur. Bu durumda kötü niyetli 3. kişi, malı elden çıkardığı tarihteki gerçek rayiç bedeli oranında alacaklıya karşı şahsen tazminatla sorumlu tutulur (İİK m. 283/2).
  • 4. Kişi Kötü Niyetli İse: Zincirleme devirlerde 4. kişi de borçlunun akrabası, iş ortağı veya durumu bilen biriyse, dava 4. kişiye teşmil edilerek taşınmaz doğrudan haczedilir.

9. İİK 283 ve İİK 283/1 Uyarınca Tasarrufun İptali Davası Sonuçları

Arama motorlarında merak edilen iik 283, iik 283 1 ve tasarrufun iptali davası sonuçları kanunda net şekilde tarif edilmiştir. Hâkim davayı kabul ettiğinde tapu sicil müdürlüğüne tescil müzekkeresi yazmaz; karar hüküm fıkrasında şu şekilde kurulur:

“Davanın kabulü ile davalılar arasındaki tasarrufun davacının icra dosyasındaki alacak ve ferileriyle sınırlı olarak iptaline; davacı alacaklıya dava konusu taşınmaz üzerinde haciz ve satış isteme yetkisi tanınmasına…”

Satış neticesinde elde edilen paradan davacı alacaklı ana para, faiz ve vekalet ücretini tahsil eder. Satıştan geriye para artarsa bu bakiye borçluya değil, malik konumundaki davalı 3. kişiye ödenir.

10. Tasarrufun İptali Kesinleşmeden İcraya Konulabilir mi?

Alacaklı ve borçluların en kritik sorusu tasarrufun iptali kesinleşmeden icraya konulabilir mi konusudur. Hukuk Muhakemeleri Kanunu gereğince yalnızca gayrimenkulün aynına (mülkiyetine) ilişkin kararlar kesinleşmeden icra edilemez.

Yargıtay Yerleşik İçtihadı: Tasarrufun iptali davası şahsi hakka dayanan bir edim davası olup mülkiyetin tespitini içermez. Bu nedenle tasarrufun iptali ilamı kesinleşmeden icraya konulabilir; alacaklı istinaf veya temyiz sürecinin sonucunu beklemeden taşınmazın satışını icra dairesinden talep edebilir.

11. Tasarrufun İptali Davası Zamanaşımı ve Hak Düşürücü Süreler

Uygulamada tasarrufun iptali davası zamanaşımı ve tasarrufun iptali zamanaşımı terimleri kullanılsa da, İİK m. 284 hükmü bir zamanaşımı değil, hak düşürücü süre düzenlemesidir:

  • 5 Yıllık Kesin Hak Düşürücü Süre: İptal davası açma hakkı, tasarrufun yapıldığı (tapudaki devir veya tescil) tarihten itibaren 5 yıl geçmekle düşer. Bu süre taraflar ileri sürmese dahi hâkim tarafından resen nazara alınır.
  • Özel İptal Süreleri: İİK 278 uyarınca ivazsız bağışlarda geriye dönük 2 yıl; İİK 279 uyarınca aciz halinde yapılan ödemelerde geriye dönük 1 yıl şartı aranır. Ancak bu sürelerin tamamı mutlak surette 5 yıllık genel sürenin içinde kalmalıdır.

12. Tasarrufun İptali Davası Yetkili Mahkeme ve Görevli Mahkeme

Dava açılırken usul hatası yapılmaması adına tasarrufun iptali davası yetkili mahkeme ve tasarrufun iptali yetkili mahkeme kuralları şunlardır:

  • Görevli Mahkeme: 6100 sayılı HMK uyarınca tasarrufun iptali davalarında görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesi‘dir (Tasarruf ticari bir işletmenin devri niteliğinde ise Asliye Ticaret Mahkemesi görevli olabilir).
  • Yetkili Mahkeme: HMK m. 6 genel yetki kuralı gereğince davalılardan herhangi birinin (borçlu veya üçüncü kişi) davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir. Taşınmazın bulunduğu yer yetkisi kesin yetki değildir.

13. Tasarrufun İptali Dava Dilekçesi, Cevap Dilekçesi ve Savunma Stratejisi

Dava açan alacaklının hazırlayacağı tasarrufun iptali dava dilekçesi; icra dosyasını, borcun doğum tarihini, aciz belgesini ve devirdeki akrabalık/fiyat farkı emarelerini içermelidir. Ayrıca dava açılırken taşınmazın başkalarına devrini engellemek adına İİK m. 281 uyarınca ihtiyati haciz (tedbir) talep edilmelidir.

Davalı tarafça sunulacak tasarrufun iptali davası cevap dilekçesi (veya tasarrufun iptali cevap dilekçesi) ve tasarrufun iptali davasında savunma argümanları ise şunlar üzerine kurulmalıdır:

  • Ödeme Kanıtları: Satış bedelinin banka kanalıyla ödendiğinin, tapudaki bedelin gerçek piyasa rayicini yansıttığının ispatı.
  • Borcun Doğum Tarihi İtirazı: Tasarrufun borcun doğumundan önce yapıldığının ileri sürülmesi.
  • Aciz Belgesi Yokluğu: Borçlunun adına kayıtlı başka haczedilebilir menkul/gayrimenkul malların tespitiyle aciz şartının gerçekleşmediğinin savunulması.
  • Zamanaşımı İtirazı: 5 yıllık hak düşürücü sürenin dolduğu iddiası.

14. Alacaklıdan ve İcradan Mal Kaçırma Cezası (İİK m. 331)

Tasarrufun iptali hukuk mahkemesinde görülen bir dava iken; eylemin ceza boyutu da bulunmaktadır. Arama motorlarında araştırılan alacaklıdan mal kaçırma cezası, icradan mal kaçırma cezası, hacizden mal kaçırma, icradan mal kaçırma, icradan mal kaçırma nasıl olur ve mal kaçırma suçu konuları İİK m. 331 ile düzenlenmiştir:

Haciz yoluyla takip talebinden sonra veya bu talepten önceki iki yıl içinde borçlu; alacaklısını zarara sokmak maksadıyla mallarını telef eder, bağışlar, değerinden aşağı devreder veya gerçeğe aykırı borç ikrarında bulunursa, alacaklının İcra Ceza Mahkemesi’ne şikayeti üzerine 6 aydan 3 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

15. Tasarrufun İptali Davası Reddi Yargıtay Kararları

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi ve güncel Hukuk Genel Kurulu kararlarında tasarrufun iptali davası reddi yargıtay kararları şu hallerde yoğunlaşmaktadır:

  • Borcun doğum tarihinin tasarruf tarihinden sonra olduğu ispatlanırsa,
  • Alacaklı tarafından sunulan haciz tutanağının geçici aciz belgesi (İİK 105) niteliğini taşımadığı, borçlunun başka adreslerinde haciz yapılmadığı anlaşılırsa,
  • Üçüncü kişinin borçlu ile akrabalık, iş ortaklığı veya tanışıklığının bulunmadığı, taşınmazı emsal rayiç bedelle banka havalesiyle satın aldığı belirlenirse,
  • 5 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra dava ikame edilmişse.

16. Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

1. Tasarrufun iptali kararı kesinleşmeden icraya konulabilir mi?

Evet. Tasarrufun iptali davası ayni hakka (mülkiyetin nakline) değil, şahsi hakka dayanan bir edim davasıdır. İİK m. 283/1 gereğince mahkeme kararı üçüncü kişinin mülkiyet kaydını iptal etmez; alacaklıya o mal üzerinde haciz ve satış yetkisi verir. Bu sebeple kararın infazı için kesinleşmesi şart değildir; istinaf veya temyiz sürecinde de haciz ve satış işlemleri yürütülebilir.

2. Tasarrufun iptali davasında hak düşürücü süre ve zamanaşımı ne kadardır?

İİK’nın 284. maddesi uyarınca iptal davası açma hakkı, iptale konu tasarruf işleminin yapıldığı tarihten itibaren 5 yıl geçmekle düşer. Bu 5 yıllık süre hak düşürücü süredir ve mahkemece resen gözetilir.

3. Aciz vesikası olmadan tasarrufun iptali davası açılabilir mi?

Dava açılırken kesin aciz vesikası (İİK 143) veya geçici aciz belgesi (İİK 105) bulunması bir dava şartıdır. Ancak dava açılışında sunulmamışsa dahi mahkeme alacaklıya aciz belgesini sunması için kesin süre verir; karar verilinceye kadar dosyaya ibraz edilmesi şarttır.

4. Taşınmaz 4. veya 5. kişilere devredilmişse ne olur?

Taşınmazı devralan üçüncü kişi malı elden çıkarmışsa veya 4. kişi iyi niyetli ise, alacaklı İİK m. 283/2 uyarınca kötü niyetli üçüncü kişiyi elden çıkardığı tarihteki rayiç bedel üzerinden tazminata mahkûm ettirebilir.

tasarrufun iptali davası avukatı

Av. Metehan Kaya

İstanbul Barosu’na kayıtlı avukat olarak İcra ve İflas Hukuku alanında; tasarrufun iptali davaları (İİK 277 vd.), alacaklıdan mal kaçırma uyuşmazlıkları, ihtiyati haciz, icra takibi, aciz vesikası temini ve icra ceza davalarında müvekkillerine profesyonel hukuki danışmanlık ve vekillik hizmeti sunmaktadır.

İcra Takibi ve Tasarrufun İptali Davalarında Hukuki Destek

Borçlunun mal kaçırma eylemlerine karşı tasarrufun iptali davası açılması, ihtiyati haciz kararları ve icra tahsilat süreçleriniz için profesyonel hukuki destek alabilirsiniz.

Av. Metehan Kaya İletişim: +90 538 727 3202